Yalçın Dönmez: Deli gibi aşık olduğumdan değil de…

22 Şubat 2018, 16:27

‘Çocuklar Gibi’ single albümünün piyasaya çıkmasının ardından Gizem Babacan’a röportaj veren Yalçın Dönmez, albüm serüveni ve müzik piyasasını anlattı. Samimi ve duygusal ağırbaşlılığıyla dikkat çeken Dönmez, “bir yerden bir ilham almak değil de sol tarafımı elektriklendiriyorsa bir eser onu içten okuyabiliyorum” diyor.

Geçtiğimiz günlerde albümün lansman konserini de yapan Dönmez’in röportajı şöyle;

-Kaç yıldır müzik piyasası içindesiniz?
15 yıldır müzik piyasasındayım. Aslında 14-15 yaşlarında başladım tabi o zamanlar bu geleceğim yeri hiç düşünmemiştim. Hobi olarak müzik yapıyordum. Dershane yıllarımda bir grup kurduk 5 kişi cafelerde sahne alıyorduk. Maddi anlamda bir beklentimiz yoktu. Zaten bir şey de kazanamıyorduk. Son 2 yıldır profesyonel olarak müzik yapıyorum.

-Albüm çıkarmaya nasıl karar verdiniz? Bu süreç nasıl gelişti?

Açıkçası albüm için önüme 2 sene gibi bir süre koymuştum. Yani 2020 yılında bir albüm çıkarmayı düşünüyordum. Ama Çocuklar Gibi şarkısını çok severek belki sahnede 150 defa okumuşumdur,her sahnemde okumuşumdur, yeri geldiğinde 2 defa okumuşumdur. Çok sevdiğim bir şarkı. Arkadaşlarım bu şarkıya bir klip yapsana, stüdyoda okusana gibi çok ısrarlarda bulundu. Sonrasında Ali Haydar Timisi ile görüştüm. Kendisi çok yakın dostum kendisiyle paylaştım. Stüdyoda okusam, bir klip çeksek sosyal medyada paylaşsam diye konuşurken; gel sana albüm yapalım dedi. TMS Müzik Yapım Şirketi kendisine ait. Bir albüme hazır olmadığımı söyledim çünkü o kadar eseri okumaya gerçekten hazır değildim. O zaman birkaç tane oku dedi ve sözü ve müziği kendisine ait olan çok severek okuduğum , Emeğimsin ve Ömrüm şarkılarını’da repartuarımıza katarak stüdyo’ya girmeye kara verdik.

-Biraz Çocuklar Gibi’den bahsedelim..

“Çocuklar Gibi “ bir Sabahattin Ali şiiri. Araştırdık kendimize bir muhattap bulmamız gerekiyordu. Üzerinden 70 yıl geçince telif hakkı olmuyor zaman aşımına uğruyor. Ama Sabahattin Ali zamanında yasaklandığı için bu yasanın dışında bırakıldı. Sonrasında bağlı olduğu ajansı bulduk bestecisi olan Mustafa Kaya’ya ulaştık ve çalışmalar başladı. Stüdyo aşamasında Arif Kabadayı her daim destek oldu. Cem Şengül aranjörlüğünü yaptı ve TMS Müzik etiketiyle albümümü çıkardık.

-Kendi müzik tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Ben özümde bağlama çalıyorum ve Türk Halk Müziği ve özgün müzikle bu işe başladım. Tabi ki çalıştığım mekanlara göre tarzım değişiyor. Kendimde aynı müzik tarzını sürekli okumaktan hoşlanmıyorum. Sürekli türkü, sürekli özgün, sürekli arabesk, sürekli fantezi gibi değil de hepsinden azar azar okuyorum. Çok fantezici değilimdir ama çok sevdiğim aslında herkesin sevdiği hit olmuş eserleri daha modernize ederek okumayı seviyorum. Ama ses tonum özgün müziğe daha yakın. Çok yöresel bir ağzım yok bu nedenle de esere haksızlık etmemek adına okumayı tercih etmiyorum.Bazen istekler geliyor sahneye fakat mümkün olduğunca özen gösteriyorum çalışmadığım bir eseri okumamaya gayret gösteriyorum çünkü hiçbir esere saygısızlık etmem.

-Sizce bir sanatçı nelerden ilham alır?

Mesela ben bir aşk şarkısı okurken birisine deli gibi aşık olduğumdan değil de o an onu hissederek söylüyorum. Yada bir ayrılık şarkısı söylerken de birisinden ayrılmış değilim ama o duyguyu yaşayarak söylüyorum. Bir yerden bir ilham almak değil de sol tarafımı elektriklendiriyorsa bir eser onu içten okuyabiliyorum. Söz yazmak gibi bir yeteneğim yok maalesef sadece yorumlama ve enstrümana dökmek gibi bir yeteneğim var.

-Yakın bir zamanda Galata Beyaz İnci Restaurant’daLansman geceniz oldu. İnsanların tepkisi nasıldı ? Beklediğiniz gibi miydi?

Evet uzun zamandır sahne aldığım bir mekandır Beyaz İnci. Lansman gecesi nerede olmalı konusunda arkadaşlarımla çok fikir alışverişi yaptık fakat ben en doğru yerin Beyaz İnci olacağına karar verdim sonuçta birbirimizin üzerinde çok emeğimiz var. Her daim yanımda oldular. Lansman gecemiz çok güzel geçti. Çok güzel tepkiler aldım. Zeynep Derya Yıldız İnce’nin sunumuyla Ali Haydar Timisi, Mustafa Kaya, Elvan San,Arif kabadayı, Ayla Yılmaz, Serkan Boran, Şafak Pala, Cemile Sönmez, Fırat Başkale, Cemali Kaya, Özgür Arslan, Tunay Bozyiğit, Abbas Şahin, Mikail Değirmenci, Dilek İnanaç gibi bir çok sanatçı dostlarım beni yalnız bırakmadılar. Herkese tekrar çok teşekkür ediyorum.

-Kendinize örnek aldığınız bir sanatçı var mı?

Sahne performansı olarak doğaçlamasını özellikle beğendiğim Oğuz Aksaç vardır. Geçmiştende çok severim sahnede taklit yapmayı sevmesem de küçük de olsa taklidini yaptığım olmuştur . Normalde halk müziği sanatçısıdır ama içinde bir rockcı tarzı farklı bir şey vardır. Serkan Kaya’yı çok beğenirim. Arabesk, fantezi okur ama eski eserleri bulur ve günümüzde herkese yeniden sevdirir o eserleri. Bu anlamda Serkan Kaya’yı beğenirim.

-Sahne dışında Yalçın Dönmez geri kalan vaktini nasıl geçirir?

Yaptığım iş gereği sahnemi dinlemeye arkadaşlarımız gelir bende onları iade-i ziyarete giderim. Bunun dışında evliyim iki tane oğlum var onlarla vakit geçirmeye çalışıyorum. Aileme vakit ayırıyorum. Çünkü benim sahnelerim olduğu zamanlarda eve gittiğimde onlar uyumuş oluyorlar. Boş zamanlarda mümkün olduğu kadar ailemle vakit geçiririm. Bir köpeğim var onunla ilgilenirim. Onun dışında ev iş ve iş ev..

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Çok meşakkatli bir çalışma sonrası ortaya çıkan “Çocuklar Gibi” albümümüzün benimle birlikte bu süreçte her daim yanımda olan desteğini benden esirgemeyen herkese şans getirmesini diliyor ve herkese çok teşekkür ediyorum.

Röportaj : Gizem Babacan
Fotoğraflar : Atilla Yoğurtçu

 

 

YENİ HABERLER

Copyright © 2018. Yeni Gündem