Paris Komünü Blanqui; Nuriye ve Semih / Muzaffer İnce

24 Mayıs 2017, 08:47

Paris Komünü Blanqui; Nuriye ve Semih

 

 

 

Belle Île hapishanesindeki hücresinde inatçı yaşlı  devrimcinin içi içine sığmıyordu. Yoldaşları dışarda burjuvalara ve saraya karşı Paris’te denetimi sağlamış. Ancak kendisi dört duvar arasında, elinden bir şey gelmiyor beklemekten başka. Yoldaşları dışarda boş durmuyor Blanqui’yi kurtarmak için sarayla rehine pazarlığına girişmelerine rağmen, saray takasa yanaşmıyor. ‘’Blanqui’yi dışarı salmak, tam anlamıyla silahlı bir kolorduyu karşına almakla eşdeğer ‘’ diyor saray temsilcisi Their..

 

 

 

Bütün yaşamı mücadele olan Blanqui, yaşadığı dönem boyunca çok sevilmiş ve taraftar bulmuştu. Öyle ki; taraftarları onun adıyla anılmaya başlanmış, ‘Blanqui’ciler’ denilmiş. Ölümüne kadar yaklaşık 35 yılını saray hapishanelerinde geçirmiş olan Blanqui, saraya- zenginlere ve tüccarlara karşı hep katı, tavizsiz ve net olmuştur. Öyle ki; bu düşüncelerinden dolayı Marx ve Engels tarafından eleştirilmesine rağmen, inatçı ve çelik iradeli olarak anılmıştır.

 

 

 

1848 devriminden 1871 Paris Komünü’ne kadar neredeyse bütün sokak hareketlerinin başını çekmiştir. Öyle ki sürgünden Paris’e döner dönmez kurmuş olduğu ‘’Dört Mevsim Derneği’’ taraftarlarıyla saraya karşı göğüs göğüse savaşmış, yenilgi üstüne yenilgi alsa da mücadeleyi bırakmamıştır. Paris Komünü burjuvalar tarafından satıldığında da,  iki defa daha ayaklanma çıkarmış , başarılı olamamış saray zindanlarına gönderilmiştir. Sekiz yıllık son hapis sürecinden sonra sürgüne gönderilmiş ve hayatı sürgünde son bulmuştur.

 

 

 

 

 

15 Temmuz’dan sonra KHK ile yaklasık 140 bin kişinin işi ve mesleğiyle ilişiği kesildi. 30 bin kişinin de göz altında ya da hapiste olduğu bakanlıkça açıklandı. Bunun gibi büyük soruşturmalarda haklı ile haksızı, suçlu ile suçsuz ayrımını iyi yapmak ve yapılan itirazların hızlı değerlendirilmesi, hakkaniyet ayrımının doğru yapılması gerekiyor.  Zira süreç telafisi olmayan bir şekilde işliyor.

 

 

 

Tüm bu yaşananların yanında,  Ankara’nın göbeğinde iki insan, iki akademisyen;  Semih ile Nuriye  işlerine geri dönmek için 80 gündür kar kış kıyamet demeden tüm haklılıklarıyla direniyor. Tabi tek engel kötü hava koşulları değil. 17 gözaltı da, var olan mağduriyeti katmerleştiren bir sonuç doğuruyor. Tek çabaları işlerine geri dönmek.  Taleplerinin haklılığına o kadar inanıyorlar ki; ne kadar baskı olsa da orada oturmaya devam ediyorlar. Mücadeleyi eninde sonunda kazanacaklarına inançları tam. Hayatlarını alt üst eden yanlış kararı red ediyorlar. Çünkü ‘reddin gücüne’ olan inançları tam. İnancın ve inadın önünde hiçbir kuvvetin duramayacağını, tarih defalarca göstermiştir. Tıpkı kendilerinden 150 yıl önce yaşamış olan Blanquie gibi.

 

Bizim de onların mücadelelerinin haklı olduğuna inancımız tam.

 

 

 

 

 Muzaffer İnce

BENZER KÖŞE YAZILARI

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.

DİĞER YAZILARI

Ma / Biz / Bahar Nare Kızıl

Ma/Biz!      Seyid Rıza Dersim Alevi toplumunun hafızasıdır! Bitirilmek istenen tarihidir! insansızlaştırılmak istenen coğrafyanın...

21 Kasım 2017

Mükemmel İnsan / Kerim Ersan

Mükemmel İnsan     Bir umut ışığı diyebileceğimiz iyi güzel bir insan profili var, bütün...

6 Kasım 2017

Osmanlı kayıtlarında yok denen Pir Sultan kayıtları / Hamza Aksüt

OSMANLI KAYITLARINDA YOK DENEN PİR SULTAN KAYITLARI   Aleviliğin en ünlü Hak aşıklarından olan Pir...

6 Kasım 2017

Barzaniciler’in Irak ve Suriye Notu / Onur Çetinkaya

Barzaniciler’in Irak ve Suriye Notu   Amerika, Suriye’de kara ordusu olarak kullandığı YPG eliyle güneye...

26 Ekim 2017

Onurca-2 / Onur Çetinkaya

Onurca-2   Tecrübeme dayanarak söyleyebileceğim tek şey var dine dair, o da; kutsallarımızı anlatarak prim...

23 Ekim 2017

Copyright © 2017. Yeni Gündem