Ayşe Arman: “Yuh artık! Baba… 15 yaşındaki öz kızına…”

24 Mayıs 2017, 09:41

Hürriyet Gazetesi yazarı Ayşe Arman, aile içi şiddet ve cinsel istismarı gözler önüne seren bir röportaj yayımladı. “Yuh artık! Baba… 15 yaşındaki öz kızına…” başlığıyla yayımladığı röportajda babasının cinsel istismarına uğrayan çocuğun annesi ile açık açık konuştu.

İşte o röportaj:

 

Sizi tanıyalım…
35 yaşında, bir yıldır hukuk mücadelesi veren bir anneyim…

Başınıza gelen nedir?
(Ağlamaya başlıyor) Korkunç bir cinsel istismar. Kızım 15 yaşında ve öz babası tarafından cinsel istismara uğradı! Akıl alacak gibi değil. Düşündükçe deliriyorum. Bu davanın hâlâ devam etmesi beni daha da delirtiyor. Avukatı da “baba” demeye dilimin varmayacağı bu sapığı temize çıkarmaya çalışıyor. Şimdi temyize gidiyorlar…

Öz babası, kızına cinsel istismarda bulunuyor. Böyle bir şey nasıl olur?
İnsanda Allah korkusu yoksa oluyor. Her türlü pisliği vardı. Nişanlıyken bana da tecavüz eden birinden söz ediyoruz.

Nasıl yani?
Nişanlıydık. 18 yaşındaydım, ama hiçbir dokunuşu, hareketi normal değildi. İstemediğim şeylere zorluyordu beni. Ayrılmak istedim. Sen misin ayrılmak isteyen, tecavüz etti. Evlenmek zorunda kaldık. 17 yıllık evliliğimiz boyunca da normal ilişki sayımız sınırlıdır, hepsi başka türlü cinsel ilişki kurdu. Hep canımı acıtarak, ağzımı, burnumu kapatarak, döverek. Ama kızın ya, olmaz ya! (Hıçkırarak ağlıyor) Nasıl olabilir!

En başa dönelim. Size tecavüz eden biriyle bunca sene nasıl yaşadınız?
Biz aynı mahalledeniz. Çıkmaya başladık. Başta kibar bir insandı. Ama nişanlanınca, hal ve hareketleri değişti, sapıklıkları başladı. “Yok!” dedim, “Ben istemiyorum” Aileme de söyledim. Altınları vermek istedim. Ama evlenmek zorunda kalayım diye, tecavüz etti. Beni, olan biteni herkese söylemekle tehdit etti…

İyi de size tecavüz eden bir adamla hangi mantıkla evlendiniz!
Bu yaşta böyle bir hatayı yapmam. Ama o zaman çok gençtim. “Kirletilmek” gibi kavramlar vardı, şimdi dediğim gibi, işim olmaz, ama o zaman kirletildiğimi düşündüm. “Aileme nasıl söylerim?” dedim. Ailem tutucu bir aile, yaşadığım mahalle öyle. Herkese bekâretimi kaybettiğimi söylemekle tehdit etti. Cahillik işte, “Rezil olacağım, hayatım bitecek” dedim, oysa hayatım onunla evlenince bitti. Ama çaresizdim, “Beni kimse almaz!” dedim, mecbur hissettim.

Peki bunca yıl nasıl evli kaldınız?
Çocuklarım olunca ayrılamadım. Yine çaresizlik. Nereye gideceğimi bilemedim. Bana destek olan kimse yoktu. Çocukları göstermemekle tehdit etti. Bir de ben, hep her şeyi içime atıp, kapı gibi durmam gerektiğini düşündüm. Öyle öğretildi bize, çocukların için her türlü pisliğe katlanırsın. O bir pislik çünkü…

Cinselliğe bakışı normal insanlardan farklı mı?
Evet, hem pislik hem sapık. Benim ağzımı, burunu kapatarak normal olmayan ilişki yaşatırken diyordu ki, “Kadınsız kaldığımda köpekleri yapıyorum!”. Ailesinden kadınlar da ergenliklerinde bundan nasibini almış. Ama tabii kimsenin sesi çıkmamış. Bekâretlerine dokunmuyor! (Ağlıyor) Ben sonra teyze kızıyla konuştum, zannettim ki, “Evet, o bir sapık!” diyecek, bana destek verecek ama inkâr etti. Oysa, konu komşu herkes tanık, bu adam sapık, canımı acıtırken nasıl bağırdığımı herkes biliyor… ”

 

Röportajın tamamını okumak için tıklayın

YENİ HABERLER

Copyright © 2017. Yeni Gündem